Türkiye'nin Diş Sağlığı Sitesi

 

    Dolgu yapım süresini ağızda hangi dişe yapıldığı, yapılan dişin hangi kısmına yapıldığı, yapılan dolgu maddesinin çeşidine ve de hastanın hekimi rahat çalışmasına göre etkilenen süreleri vardır. Ortalama 10dk ile 25dk arasında bir süre alabilir.

    Diş dolgusu dişin dentin ve mine tabakası ismi verilen dış yüzeylerine yapılır. Çürük kaynaklı ise öncelikle çürük tabakası temizlenir sonrasın da kullanılan dolgu maddesinin çeşidine göre temizlenen bölge şekillendirilir ve üzerine dolgu maddesi yerleştirilir. Kırıklardan kaynaklı yapılan işlemlerde sekil verilip dolgu maddesi yerleştirilir. Dolgu yaparken ana kurallardan birisi iyi bir kavite (oyuk) hazırlanır; ve dişe yapılacak dolguyla çürümeden önceki doğal biçimi ve fonksiyonu tekrar verilmeye çalışılır.

    Dolguların belirli bir ömrü yoktur. Dolgularda eğer hasar meydana gelmiş ise bu durumlarda değiştirilmesi uygundur. Bu hasarlar dolgu altında yada çevresinde oluşan çürükler,dolgu kırılmaları,dolgu ile diş arasında oluşan sızıntı yapacak şekildeki aralıklar ,ağrı ve yeme yada içme sırasında şikayetlerin olması durumunda değiştirilir. Bu tarz durumlar dışında zamana bağlı olarak dolgu değiştirilmez.

    Dolgu çeşitleri kullanılan malzemeye göre sınıflandırılır. Kullanılan malzemede tedavi edilecek dişin durumuna göre seçilir. Bunda etken faktörler dişin ağızdaki pozisyonu, dişteki madde kaybı olan bölgeye göre belirlenir :1. Amalgam Dolgular (Metal Dolgular)Dayanıklılığı nispeten diğer dolgu maddelerine göre daha iyidir. Fakat görünümü estetik değildir.arka bölgedeki azı dişlerde tercih edilir. İçeriği ortalama olarak % 70 gümüş, % 23 kalay, az miktarda bakır ve çinkodan oluşur. Bu madde civa ile karıştırılarak hazırlanır.2. Kompozit dolgular (Diş Renginde Dolgu)Beyaz dolgu ya da ışınlı dolgu olarak ta bilinen ışıkla sertleşen diş rengi ile uyumlu olması nedeniyle hastalar tarafından daözellikle istenilen bir dolgu maddesidir. Ön dilerde kesici dişlerde Amlagam kullanılmaz bu dolgular genel tercihtir.3. İnley ve Onley DolgularLaboratuar şartlarında hazırlanan diğer dolgu malzemelerine göre yapımı daha zahmetli ve masraflı dolgulardır. Çok sık tercih edilmezler, madde kaybı çok daha fazla olan dişlerde tercih edilir.

    Kompozit yani beyaz dolgular öncedende bahsettiğimiz gibi inley dolgularla beraber estetik dolgulardır diş rengiyle maksimum uyum içerir. İşlemden kısa süre sonra kullanımında bir sıkıntı yoktur. Ön bölgelerde mecburen tercihtir. Amalgam dolgular, metal dolgular ise direnci diğer dolgulara göre daha fazladır. İşlemden sonraki günlerde dolgu hassasiyeti daha azdır, daha uzun ömürlüdürler. Tabii kullanılan dolgu malzemesinin kaliteside bu tarz dayanıklılık ve hassasiyette etkisi vardır.

    Dolgu yapılacak dişin durumuna göre önceden hekiminiz anestezi yapabilir.Bu durumu çürüğün derinliği miktarı canlı dokuya yakınlığı ya da hastanın adaptasyonuna göre göre karar verir. Yüzeyel canlı dokuya yakın olmayan cürüklerde anesteziye yani uyuşturulmaya gerek görmeden dolgu yapılabilir.

    Dolgu çürük yada kırılma vb. durumların etkisiyle dişte hasar görmüş bölgenin eski fonksiyon ve estetigini kazandırmak amacıyla dişe uygulanan işlemdir.

    Amalgam dolgunun sertleşme süresi 2 saat civarı olduğu için bu geçecek olan 2 saatte herhangi bir besin tüketmemek gerekir. Zira 2 saat beklemeden bir şeyler yerseniz amalgam dolgu henüz tam olarak sertleşmediği için kırılma riski görülebilir. Ayrıca bir sonraki güne kadar dolgu yapılan tarafla değil de diğer tarafla yemeklerin yenmesi tavsiye edilir. Şayet birden fazla dişinizde amalgam dolu varsa çatal, kaşık gibi metal cisimler ağzınızda elektriklenmeye sebep olabilir. Şayet böyle bir şey kesin olarak tespit edilirse metal olmayan bir dolgu maddesi ile değiştirilebilir.

    İslam hukuku prof hayrettin karaman yorumunda derki 

    Diş doldurmak bir tedavidir. Tedavi edilen uzvun üstünün -sargı, dolgu, alçıya alma gibi- geçici veya devamlı olarak kapatılması gerekiyorsa (tedavi bunu gerektiriyorsa) kapatılır. Kapatılırken (dolgu, sargı, alçı yapılırken) hastanın abdestli ve gusüllü olması da gerekmez. Abdestli olmak, yaranın, çürüğün, kırığın üstünü kapatırken değil, sağlam ayağa, üzerine meshetmek üzere mest giyerken gereklidir.

    Diş doldurulduktan ve dolguyu korumak için üstü de kaplandıktan sonra dolgu ve kaplamanın dışı, dişin dışı yerini alır. Bu sebeple ağız yıkanırken kaplı dişler de yıkanmış sayılır. Sargı gibi kabul edenlere göre, ağza su alınca diş de meshedilmiş olur.

    Bu hükümde mezhepler arasında bir ihtilaf olamaz ki siz başka mezheplere uyasınız. İhtilaf, abdest ve gusülde ağzı yıkamanın farz olup olmaması ile ilgilidir. Bizim meselemizde ağız yıkanmaktadır. Kaplamanın üstünün yıkanması veya meshedilmesi, dişin kendini yıkama yerine geçtiğine göre -ki bu konuda da ihtilaf olamaz; çünkü hüküm zarurete dayanmaktadır- kaplı dişlerle abdest alan ve gusledenin bu amelleri bütün mezheplere göre sahih olacaktır.

     

    Ağız bakımı iyi yapılmadığında, ağızda bulunan bakteriler dişler üzerinde çoğalarak bakteri plağı denen bir yapıyı oluşturur. Bu plak şekerli ve unlu yiyeceklerin ağızda kalan artıklarından asit oluşumuna neden olmaktadır. Meydana gelen bu asitler dişlerin diş sert dokusunu çözerek dişin yapısının bozulmasına ve sonuçta da diş çürüğünün başlamasına yol açmaktadır.

    Diş çürüğü, alınan karbonhidratlı yiyeceklerin, ortamda bulunan çürük yapıcı bakteriler tarafından belli bir sürede asitlere dönüştürülmesi ve bu asitlerin de diş sert dokularını yıkması sonucu oluşan sert doku kaybıdır.

    1. Belli sürelerde dişhekimine gitmek ve onun önerilerine uymak.
    2. Günde en az 2 defa (sabah ve akşam) dişleri ve dişetlerini kuralına uygun şekilde fırçalamak.
    3. Dişlerin arayüzleri için de diş ipi ya da ara yüz fırçası kullanmak
    4. Dişlerin ulaşılamayan bölgelerinde koruyuculuk sağlamak için ağzı florürlü gargaralarla çalkalamak , çürükten korunmada oldukça etkilidir.
    1. Beslenmelerinde karbonhidratlı ve şekerli yiyeceklerin oranı çok yüksek olanlar.

    2. Ağız bakımını iyi yapmayan bireyler.

    3. Tükürük akışını ve miktarını azaltan hastalığı olanlar ya da ilaç kullananlar da çürük oluşumu daha fazla görülmektedir.

    4. Genetik yatkınlık olanlarda

    5. Çapraşık dişler gibi diş sorunu olanlar

    1. İlerlemiş ve hasta tarafından fark edilebilen diş çürüğü kendiliğinden iyileşmez.
    2. Bu nedenle çürük dişin mutlak surette temizlenerek restore edilmesi (doldurulması) gerekir.
    3. Çürük tedavi edilmezse ilerler.
    4. Çürük, diş özüne kadar ilerlememiş ise bu yumuşamış ve çürümüş dokular çeşitli döner ve el aletleri ile temizlenir.
    5. Dişin temizlenen bu kısmı uygun restoratif materyal (dolgu maddesi) ile dişin anatomik yapısına uygun olarak restore edilir (doldurulur).

Önemli Duyuru: Bu Sitede Yayınlanan Yazı ve Resimler Sadece Bilgi Amaçlıdır. Kesinlikle Tedavi Amaçlı Değildir. Sorumluluk Okuyuculara Aittir.